Belediye Başkanlığına vasıflarınız uygun mu?!

Forum Tanrısı

Administrator
Yönetici
SÜLEYMAN GİRGİN, OSMAN GÜRÜN’ÜN ADAYI MI? Dünkü yazımda doğrulanmamış bir kulis bilgisini şöyle paylaşmıştım: “Neymiş efendim Osman Gürün ‘Bitti’ demeden bitmezmiş ve bitmemiş de... CHP Genel Merkezi’ne Menteşe’de ‘Bahattin Gümüş olsun’ telkininde bulunuyormuş. ‘O olmazsa Gonca Köksal olsun’ diyormuş... Hatta bu yüzden ‘CHP Genel Başkanı Özgür Özel Muğla’da bir kadın aday görmek istiyor’ söylemi yayılmış... Allah’tan şu ana kadar ‘Osman Gürün Büyükşehir de filancayı istiyor’ denmedi...” Dünkü yazımda “Allah’tan şu ana kadar ‘Osman Gürün Büyükşehir de filancayı istiyor’ denmedi...” dedim ya hemen yanıt geldi. Adı bende belediye başkanı aday adaylarından birisi whatsaptan şu mesajı gönderdi: “Günaydın büyükşehirde Osman Gürün, Süleyman Girgin için bastırıyor. Kendisini mumla arayacağız. Daire başkanlarını toplamış gelecek dönem başkanınız diye tanıtmış Süleyman’ı.” Böylece bu da denmiş oldu, ama... xx xx xx Whatsap haberi doğru olabilir mi? Sanmıyorum. Tamam Osman Gürün kendisi aday değil ama birilerini destekleyebilir, bu en doğal hakkı, ama ben daire başkanlarını toplayıp ‘Benden sonra Başkanınız Süleyman bey’ diyeceğini de sanmam. Sanmam, yetersiz kalır, mümkün değil... Tabii aday adaylarının içinde Osman Gürün’e en yakın isim olarak 27. Dönem Muğla Milletvekili Süleyman Girgin görünüyor. Ancak ben Yatağan veya Menteşe olsa neyse de, Büyükşehir için “O kadar da değil artık.” derim... Gerçi Menteşe’de Belediye Başkanı Bahattin Gümüş ve İmar Komisyonu Başkanı Gonca Köksal üzerinden söylentilerin üzerine Süleyman Girgin üzerinden de söylenti gelince insan ister istemez “Çimentocuların dayanışması mı?” demekten kendini de alamıyor, ama dediğim gibi o kadar da olmasa gerek... Bana sorarsanız, Osman Gürün büyükşehir için kendisinin çağrılmasını bekliyor gibi... Ancak uzayan şu aday adaylığı sürecinde de söylentiler, ihtimaller mümkün. Bunlar söylenir, konuşulur... Dünde vurguladım, artık bu süreç sona ermeli... xx xx xx SİYASİ MAKAM BEKLEMEYENLER DE VAR... Dünkü yazımda Prof. Dr. Aydın Ayaydın’ın AK Parti’nin Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı ile ilgili AK Parti’nin Marmaris Belediye Meclisi Üyesi Av. Ayşegül Mungan’ın değerlendirmesine yer vermiştim. Yazım çıktıktan sonra kendisiyle konuştuk. Beni çok şaşırttı... Siyasetin içinde olup ta “Belediye Başkanlığı, Milletvekilliği” gibi beklentisi, hedefi olmayan pek yok gibidir. Yine de benim tanıdıklarım oldu. Mesela rahmetli Av. Sabahat Aykın... Ondan belediye başkanı da milletvekili de olurdu... Bakanlıkta yapabilirdi... O ise bir STK’cıydı... İnsan Hakları Derneği Muğla Şubesi kurucu başkanlığı ona yetmişti... Üstelik orada bir milletvekilinin, belediye başkanının yapamayacağı güzel işler yapmıştı... Nurlarda yatsın. Artık böyleleri kalmadı diye düşünüyordum, yanılmışım. Av. Ayşegül Mungan yazıma teşekkür ederken, kendisiyle ilgili “AK Parti Marmaris’te neden Ayşegül Mungan’ı belediye başkan aday göstermedi onu da anlayabilmiş değilim...” ifademe de teşekkür etti, ama itiraz hakkını da kullandı. Şöyle: “Yazınızı okudum. Benim belediye başkanlığı adaylığı gibi bir düşüncem yok... Vasıflarımın uygun olduğunu düşünmüyorum. Hukuk- kırılgan gruplar (çocuk yaşlı, göçmen) ve hayvanlar benim asıl uğraşı alanım... Bu alanlar dışına da çok çıkmak istemem. O zaman daha iyi yapabilmek yeterli olmaz kanısındayım. Vaktiniz olursa Muğla’da size göstermek istediğim bir yer var... Ne yazık ki Türkiye geneline yayamadık, pandemi ardından deprem girdi araya...” xx xx xx ADAY ADAYLARININ VASIFLARI BELEDİYE BAŞKANLIĞINA UYGUN MU? Kendimi hazır hissettiğimde Av. Ayşegül Mungan ile buluşacağız. O söz konusu ettiği, görmemi istediği “bir yeri” birlikte göreceğiz. O kısa görüşmemizden “Vasıflarımın uygun olduğunu düşünmüyorum.” ifadesi ise zihnimde, belleğimde çakılı kaldı. Bu ifade ile sağlı sollu Muğla’daki belediye başkanı aday adaylarının profilleri birer birer gözümün önünden geçti. Bana göre “vasıfları” belediye başkanlığı yapabilmeye uygun olanlar o kadar azdı ki, eser miktardaydılar diyebilirim. Muğla’da bir yerel televizyon yok. Olsaydı ve orada program yapıyor olsaydım aday adaylarına pek çok soru sorardım. O sorulardan üçünü kendilerine buradan sormuş olayım: “Neden aday oldunuz? Başkanlığına talip olduğunuz şehirle ilgili hayaliniz ne? Belediye Başkanlığı donanımına sahip misiniz?” Sevgili aday adayları bu soruları kendi kendinize sorun, cevaplayın. Sonra bir boy aynasının karşısına geçip, “Bende belediye başkanlığı vasıfları var mı?” diye sorun... xx xx xx Sevgili Ayşegül Mungan’ın “Vasıflarımın uygun olduğunu düşünmüyorum.” ifadesini kolay kolay unutabileceğimi sanmıyorum. Hatta ilgili yazılarımda sıkça kullanacağımı düşünüyorum. Geçmişte bu ve benzeri konularda yazdığım yazılarda “Ben, benden fazlası olan adayı destekleyeceğim” ifademi kullanırdım. Evet bu seçimde de öyle yapacağım. Ben adayların partisine bakmayacağım. Bende olmayan, beni geçen neleri var ona bakacağım. Eğitimi, deneyimleri, kültürel, sosyal, sanatsal yaşamları, kültürleri, entelektüel birikimleri ve hatta okuduğu kitap-izlediği tiyatro oyunu sayısı ile beni geçmeyen, çevre-kadın-çocuk-hayvan haklarına duyarlılığı olmayan, varsa göstermemiş olan ve benden en az bir dil fazla bilirliği olmayan birine ben “Başkanım” diyemem... Hem neden “Başkanım” diyoruz? Olursa herkesin başkanı olsun! “Sayın başkan” yeterli bence... Eğer “Sayın” dedirtecek bir kişilikse... xx xx xx MECLİS ÜYELERİ, GRUP KARARINA UYMAYIP ŞERH KOYABİLMELİLER Dünkü yazımla ilgili adı bende bir okurumda özelden şöyle yazmış: “Çok uzadı bu belirleme. Olumsuz hale getiriyor. Bir de şu var; bu denli düşünmeye, belirsizlik açmaya gerek yok. Özgür Özel keskin kararını tereddüt etmeden vermelidir. Gonca şehir plancısı. Hatta yüksek okulunu bitirmiş. Ancak meclis üyesi iken çimentoya hayır dememiş. Siz de meclis üyesi iken diye onları yazmıştınız tabii. Gonca’nın daha olgunlaşması gerek. Aslında şunu söyleyeyim. Meclis üyesi önüne gelen dosyayı inceleyip yönetmeliğe işin içeriğine bakıp gerek şerh koymalı gerekse atmalı imza. Çoğu dosyaları kapağını açmadan nereden geldi imardan şuradan buradan başkan dahi işin farkında olmayıp hoyratça yönetim bilinçsizliği ile başkan dedi at imzayı. Sorsanız bilmezler özünü. Çoğu vatandaş yanıyor. Valim derdi ki dilekçeye bakarak karar vermedim. Dosyayı inceleyip öyle karar verdim. Yöneticilik çok özel bir yetenek istiyor. Bir gün Bahattin beye şaşkınlık içerisinde şunu demiştim; çalışma yönetiminizi anlamış değilim.” Çok güldüm. Sahi Bahattin beyin çalışma yöntemi ne? xx xx xx Bu okur iletisinden de aklımda “Valim derdi ki dilekçeye bakarak karar vermedim. Dosyayı inceleyip öyle karar verdim.” ifadesi kalacak... Ben hala Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş çimentoculara yapı ruhsatı verirken, bundan haberi olmayan Meclis Üyelerinin (Ferah Gümüş’ü tenzih ediyorum) daha sonra ortaya çıktığında sessiz kalmalarının nedenini anlayabilmiş değilim. Üstelik bu çimento rezaleti konusunda kılları kıpırdamayan aynı zamanda İmar Komisyonu Başkanı olan Gonca Köksal ile Hakan Ünsal ve Teslime Güven Doğramacı meclis üyesi oldukları ve dolayısıyla Bahattin Gümüş’ün yapamadıklarının ve yanlış yaptıklarının “ortağı” oldukları halde neden belediye başkanı aday adayı oldular onu da anlayamadım. Acaba Bahattin Gümüş’ün sahip olmadığı belediye başkanlığı vasıflarına sahip olduklarını mı fark ettiler. Yoksa “Bahattin’in yaptığını bizde yaparız” diye düşünmüş olabilirler mi? O değil de bunlar Ondan daha iyi yapacaksa, onları neden seçelim? Tabii bu arada ben başkan aday adayı üç meclis üyesinin ikisinden “Ne yapalım grup kararına uyduk” mazeretlerini de dinledim... Ama ciddiye de almadım... Doğrusu ben partilerin “grup kararı” uygulamalarını da doğru bulmuyorum. Bu uygulama belediye başkanlarını denetimsiz bırakıyor. Bu konuda partilerden biri öncülük etmeli. Meclis Üyelerinin parti grup kararlarına itiraz edebilme, şerh koyabilme hakkı getirilmeli. Ki grup kararları “parti kararı” da değil... Başkanın dayattığı kararlar... Sanki başkanlar yanlış, kusur yapmazmış gibi... O zaman Belediye Başkanını partili meclis üyeleri sorgulayamaz ise ya mahkeme sorgular ya da seçmen... ---------- ---------- GÜNÜN SÖZ; Yarınlar yorgun ve bezgin kimselere değil, rahatını terk edebilen gayretli insanlara aittir.--Marcus Tullius Cicero
 
Üst